23 Mart 2019
Doğal şeker ve rafine şeker arasındaki farklar nelerdir? Şekerin zararı hangi sebepten kaynaklanmaktadır?

Doğal şeker ve rafine şeker arasındaki farklar nelerdir? Şekerin zararı hangi sebepten kaynaklanmaktadır?

Bu konuda tartışmalar bitmiyor, görüyorum ki kafalar çok karışık… Gelin konuyla ilgili ayrıntılı bilgilere göz atalım…

 

Şeker nedir?

Şeker bitkilerden elde edilen önemli bir besin maddesidir. Birçoğumuz- çayı şekersiz içsek ve maddi olarak şeker tüketmesek bile- gün içersinde tükettiğimiz gıdaların içersinde doğal şeker tüketiyoruz. Örnek olarak, ekmek, süt, patates vb. gibi temel besinlerimizde sıklıkla faydalanıyoruz. Yazımın başında da belirttiğim gibi hayatın olmazsa olmazı denmesinin sebebi budur. Çoğunlukla şeker kamışı ve pancarından elde edilen şeker tüketilirken, diğer türler ise meyve, süt, malt ve nişasta şekeri olarak tüketilir.

Eskiler şekeri tüketirken..

Eski zamanlarda şeker ihtiyacı hurma, elma, üzüm vb. meyvelerin sıkılarak elde edilen suyundan giderilirmiş. Özellikle yoğun şeker içeriğine sahip meyvelerin suyu kaynatılıp pekmez kıvamına getirilerek, doğal şeker olarak kullanılırmış.

Peki, kristal şeker nasıl ortaya çıkmıştır?

Kristal şeker, şeker kamışından elde edilmiştir ilk olarak. Çok su ve sıcak havayı seven şeker kamışı daha çok tropikal iklimde yetişebilir. Eskiden şeker pancarının suyu sıkılıp ya hemen kullanılırmış ya da daha uzun ömürlü olabilmesi için konsantre edilip, çöken kristal tortular buharlaşma işleminden sonra kristal şeker olarak kullanılırmış. Bu yöntem doğal şeker elde edilme yöntemidir.

Doğal şeker & Rafine şeker

Daha sonralarda Avrupa’ ya gelen şeker kamışı çok üretilemediği için şeker pancarı talep görmüştür. Ancak daha çok tüketmek, daha hızlı tüketmek adına fabrikasyon üretim ile şeker elde edilmeye başlanmıştır.  Tabi ki daha geniş kitlenin ihtiyacını karşılamak için fabrika üretimine geçmede bir sıkıntı yoktur ancak ne zaman ki bu durum insan sağlığını hiçe sayar ise, o zaman bir dur demek gerektiği kanaatindeyim.

Doğal yöntemlerde beyazlatma işlemi kükürt dioksit ya da kireç sütü ile yapılırken, fabrika üretiminde kömür ve hayvan kemikleri kullanılmaya başlanmıştır. Hatta daha sonralarda -ve günümüzde- sentetik beyazlatıcılar çok sık kullanılmıştır.

Yani sonuç olarak insan tabiatına uygun olan, ve mutlaka yaşamın devamlılığı için gerekli olan şeker doğal yöntemlerle üretilirken, dünyadaki tüketim çılgınlığından nasibini alarak rafine şeker olmuş ve zehir etkisi oluşturmaya başlamıştır. Kabaca, ‘az para çok iş’ mantığı ile günümüzde sentetik reçineler ile üretilen şeker, artık kanser sebebi olarak araştırılmaya başlanmıştır ki bu  tabii yaşam için çok üzücüdür.

Birde şu yönden bakmak gerekir…

  • Şeker kamışları ve pancarlar,
  • Suni gübre ve kimyasallar ile besleniyor,
  • Eskiye nazaran 5-10 kat büyüklükte elde diliyor,
  • Tüm bu kimyasalları ile şeker üretimine alınıyor,
  • Ek kimyasallar kullanılarak beyazlatma işleminden geçiriliyor,
  • Tüm bu kimyevi maddeler şekerin içine işliyor,

Sizce tüm bunlardan sonra kanser araştırmalarına konu olması çok normal değil midir?

Halbuki doğal gübre ile beslenen bitkiler, geleneksel üretimin makro boyutuyla fabrikalarda üretilse çok daha sağlıklı sonuçlar ortaya çıkabilir, tabi amaç ticari zenginlik elde etmek değil de sağlıklı ve temiz ürün üretmek ise;)

İnsan vücudu düzenli olarak alınan doğal şekere ihtiyaç duyar çünkü…

Karaciğerin sentez yapabilmesi için, beynin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için en önemlisi de tüm hücrelerin yaşayabilmesi, nefes alabilmesi için insan vücudu düzenli olarak şekere ihtiyaç duyar.

Kısa ve önemli bilgiler

  • Glikoznişastanın parçalanması ile elde edilen bir şekerdir ve doğal şekerden faklı olarak direk kana karıştığı için oldukça zararlıdır. Ucuz olduğu için piyasadaki yapay ballarda kullanılmaktadır, dikkat edilmelidir.
  • Früktozmeyvelerdeki şekere verilen isimdir. Doğal yolla elde edilirse bir sıkıntı olmamasına rağmen, meyveden ayırmak zor olduğu için piyasada kimyasallar ile elde edilir, dikkatli olmakta fayda vardır.
  • Rafine şeker, şeker pancarı ve kamışından kimyasallar kullanılarak elde edilen kristal şekerdir, tatlının zehirlenmesine katkıda bulunma olasılığı yüksektir diyebiliriz.
  • Toz şekerrafine şekerin toz halidir.
  • Kesme şekertoz şekerin kimyasal yapıştırıcılarla şekillendirilmiş halidir.
  • Mısır şurubumısırın kimyasallar ile parçalanmasıyla elde edilir. Glikoz gibi direk kana karışır ve GDO’lu olabileceği için rafine şekerden daha zararlıdır.
  • Aspartam yapay tatlandırıcıdır ve kanserojendir.
  • Balda ki doğal şekertüm şekerleri içerir ancak fabrika üretimindeki yapay ballar hariç.
  • Stevia bitkisiözellikle son günlerde çok ilgi görmeye başlamıştır. Bu bitki şeker içermediği halde tat olarak şeker gibi olan ve tatlı ihtiyacını gideren bir bitkidir. Kullanımına özen gösterilebilir ancak kaynağının doğallığı dikkatlice araştırılmalıdır.

Sonuç Olarak…

Eski zamanlarda hekimlerin tedavi amacı ile kullandığı şeker, günümüzde hastalık sebebi olarak görülmeye başlanmıştır. ‘Nabza göre şerbet vermek’ atasözünü çoğumuzun bildiğini düşünüyorum. Demem o ki, Allah’ın insan tabiatına uygun olarak, yarattıklarının içine yerleştirip zenginleştirdiği doğal şeker, fıtri özelliklerine müdahale edilmediği sürece gerçek manada hayata tat katmaktadır. Ancak ne zaman ki haddi aşarak, insanlığın hayatına ölçüsüz müdahale edilirse, o vakit tatlı zehirden başka bir şeyle karşılaşmayacağımız aşikârdır. Bildiğimiz üzere Özüne müdahale edilen tek gıda şekerin elde edildiği bitkiler değildir. Hayatın her alanı modern hayatın müdahalesi ile muhatap kalmaktadır. Problem sistemden kaynaklanmaktadır, ancak sistemi bütün olarak düzeltmek belki birebirde zordur. Bu sebeple, muhatap olduğumuz, pratikte tecrübe ettiğimiz alanlar için modern hayatın getirilerine bir an önce karşı durmalıyız, bugün şeker üretimine, yarın çiftçi emek hırsızlarına, sonrasında kapitalist rejime… Unutmayalım ki sistem bir eldendir.  Benim düşüncem  bu sisteme karşı bir olarak , tutabildiğimiz koldan, mikro da direnişe başlayabilmektir.

KAYNAK: Gıdabilinci.com

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız veya üye olunuz.